KÜÇÜKBAŞ HAYVAN BESİSİ PROJE ÖRNEĞİ

İÇİNDEKİLER
  1. YÖNETİCİ ÖZETİ. 1
  2. PROJENİN AMACI VE KAPSAMI. 4
  3. PAZAR ARAŞTIRMASI VE PAZARLAMA STRATEJİSİ. 7
  4. HAMMADDE ETÜDÜ.. 10
  5. YER SEÇİMİ VE ÇEVRESEL ETKİLERİ. 13
  6. TEKNİK ETÜDLER VE MÜHENDİSLİK.. 14

6.1. Proje Kapasitesinin Belirlenmesi 14

6.2. Üretim Tekniğinin Özellikleri ve Üretim Prosesi 15

6.3. Sürü Projeksiyonu. 16

6.4. İnşaat İşleri 16

  1. ORGANİZASYON VE İNSAN KAYNAKLARI. 17
  2. SABİT YATIRIM TUTARI. 18

8.1. Arazi bedeli 18

8.2. Sabit Yatırım.. 18

8.3. İşletme Sermayesi 18

  1. İŞLETME GELİR VE GİDERLERİ. 19

9.1 İşletme Giderlerinin Hesaplanması 19

9.2 Proje Gelirlerinin Hesaplanması 20

  1. UYGULAMA PROGRAMI. 22
  2. MALİ ANALİZ.. 23

11.1. Hesaplamalarda Kullanılan Varsayımlar. 23

11.2.  Projenin Finansmanı ve Finansal Analiz. 23

11.3. Nakit Akım Tabloları ve Ticari Karlılık Göstergeleri 23

  1. EKONOMİK ANALİZ.. 27
  2. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME.. 29

MALİ ANALİZ TABLOLARI …………………………………………………………… 31

EK-1: YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI VE KALKINMADA ÖNCELİKLİ YÖRELERE SAĞLANAN DİĞER DESTEKLER

 

1. YÖNETİCİ ÖZETİ

1.1. PROJENİN ADI VE TANITIMI

Bu proje kapsamında özel sektör tarafından kuzu besisi yapılması incelenmektedir. Kuzu besisi yapacak işletmeler 500 baş kuzu besisine göre hazırlanmıştır. Talep analizi ve yer tespiti kısmında ise, Bingöl ilinde benzer işletme kurulacak yerlerin sayısı 60 olarak tespit edilmiştir. Söz konusu 60 işletmenin tamamı birbirinin benzeri olduğundan bu rapor sadece birisi için hazırlanmıştır. Proje özelde Bingöl, genelde Doğu Anadolu Bölgesi’nde uygulanabilecek nitelikte olup, benzer işletmelerin kurulup çalıştırılmasıyla bölgesel kalkınmaya katkıda bulunacaktır.

1.KURULUŞ YERİ                                                 : BİNGÖL

2.KAPASİTESİ                                                        : 500 Baş besi kuzusu

3.TOPLAM YATIRIM TUTARI:

Sabit Yatırım                                                 : 18.329 $

İşletme Sermayesi                                          : 39.669 $

Yatırım Dönemi Faizleri                                : –

Toplam                                                           : 59.060 $

4.ÖNGÖRÜLEN FİNANSMAN KAYNAKLARI           : % 55 Özkaynak

5.YATIRIM SÜRESİ                                                          :  1 yıl

6.FAYDALI ÖMRÜ                                                            : 20 yıl

7.PROJENİN TAM KAPASİTEDE YILLIK:

-İşletme Gelirleri                                            : 46.758 $

-İşletme Giderleri                                          : 40.156 $

-Brüt Nakit Farkı                                           :   6.602 $

8.YILLAR İTİBARIYLA KAPASİTE KULLANIM ORANLARI (%)

Her yıl tam kapasitede çalışacaktır.

 

 

1.2. DEĞERLENDİRME SONUÇLARI

1.2.1. MALİ DEĞERLENDİRME

BORÇ ÖDEME GÜCÜ (Ort.)                                :  Bazı yıllar 1’in altına inmekte

BBN.KKO                                                               : % 79

GERİ ÖDEME SÜRESİ                                         : 11,72 yıl

NET BUGÜNKÜ DEĞER(%15)                           : 14.512 $

İÇ KARLILIK ORANI (%)                                               : 13

1.2.2. EKONOMİK DEĞERLENDİRME

KATMA DEĞER ETKİSİ

İskonto Edilmiş Toplam Katma Değer

– Brüt                                                            : 117.978 $

– Net                                                             : 112.289 $

Hasıla /Sermaye Oranı (Toplam proje)

-Brüt Katma Değere Göre                             : 7,0

-Net Katma Değere Göre                              : 6,7

Hasıla /Sermaye Oranı (Yıllık Ort.)

-Brüt Katma Değere Göre (%)                      : 35

-Net Katma Değere Göre (%)                       : 33

İSTİHDAM VE ISTIHDAM ETKİSİ (TAM KAPASİTE)

İstihdam                                                                    : 2 kişi

İstihdam Etkisi                                                          : 8.383 $

 

  1. 3. SONUÇ

Proje, proje yürütücülerinin karlılığı ve gelir artırıcı etkileri ile parasal olarak ölçülemeyen diğer dışsallıklar dikkate alınarak teknik, mali ve ekonomik açıdan yapılabilir bulunmuştur. Ayrıca, projenin başarıyla uygulanması sonucunda, hayvancılık sektörü çerçevesinde Bingöl ilinin gelişimine ve genel bölgesel kalkınma sürecine önemli katkılarda bulunacağı beklenmektedir. Diğer taraftan projenin ihtiyaç duyduğu kredinin Ziraat Bankası kredisi olması durumunda projenin ticari karlılığı daha da artacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2. PROJENİN AMACI VE KAPSAMI

DAP kapsamında yapılan bölgesel gelişme senaryoları değerlendirildiğinde Doğu Anadolu Bölgesi’nin hayvancılık alt sektöründe doğal avantajlara sahip olduğu ve bu avantajlarını ileriye (gıda sektörü, deri işleme, vb.) ve geriye doğru (yem üretimi) kurulacak sektörel bağlantılar ile daha yüksek bir katma değere dönüştürme potansiyeli taşıdığı gözlenmektedir. Bu potansiyelin değerlendirilmesi hayvancılık sektöründe izlenen politikalar, dış ticaret rejimi, kredilendirme, çiftçilerin eğitimi,vb. birçok konuyu içermekle birlikte, en önemli sorunlardan biri de bölgesel şartlar içinde optimum işletme büyüklüklerine sahip modern hayvancılık tesislerinin kurulması ve hayvan yetiştiriciliğinde maliyet, miktar ve kalite olarak belli standartların yakalanmasıdır. Bu çerçevede, mevcut fizibilite raporu özelde Bingöl ili, genelde ise Doğu Anadolu Bölgesi için uygulanabilir bir hayvancılık işletme tesisinin temel değerlerini ortaya koymakta ve analiz etmektedir. Projenin genel amacı ilin ve Bölge’nin kalkınmasına öncelikli sektör olan hayvancılık bağlamında katkıda bulunmak, hayvan yetiştiricileri başta olmak üzere halkın gelir düzeyinin artmasını sağlamaktır.

Bingöl ili yüksek ve dağlık bir yapıya sahip olup, Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat Bölgesi’nde yer alır. İklim ve bitki örtüsü bakımından Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri arasında bir geçit bölge özelliği taşır. Deniz seviyesinden ortalama yüksekliği     1.250 m’dir.

8.125km2 olan yüzölçümünün % 7,3’ü tarım arazisi, % 51’i mera ve % 2,2’si de çayırlardan oluşmaktadır. Bu arazi yapısı da ilin özellikle meraya dayalı hayvancılık bakımından önemli bir potansiyele sahip olduğunu göstermektedir. İlde karasal iklim hüküm sürer. Genel olarak yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlı geçer.

Bingöl ilinde 1997 yılı kayıtlarına göre 593.080 koyun mevcudu olup, bu miktar Türkiye toplam varlığının yaklaşık % 2’sine karşı gelir. Aynı yılda 4.897 baş koyun kesilmiş olup, 124 ton koyun eti üretimi gerçekleştirilmiştir. Koyun başına karkas ağırlığı 25 kg civarında olup, bu değer gerek Bölge gerekse Türkiye ortalamasının üzerindedir. Yine ilde 16.000 ton /yıl kapasiteli bir karma yem fabrikası (yaklaşık % 10 faal kapasiteli) ve 2.000 ton/yıl kapasiteli bir et tesisi (yaklaşık % 35 faal kapasiteli) yer almaktadır. Faal kapasitelerinde görüldüğü gibi, işletmelerin halihazırdaki üretim kapasitelerini artırmaları mümkün ve hatta verimli işletmecilik açısından zorunludur.

Bingöl ilinde hayvancılık, Doğu Anadolu Bölgesi’nin genelinde olduğu gibi çayır meraya dayalı ve büyük oranda verimi az yerli ırklarla yapılmaktadır. Hayvansal üretim yapan kuruluşlar örgütlü bir yapıda değillerdir. Bu durum hem üretim girdileri hem de pazarlama açısından dezavantaj oluşturmaktadır.

Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, üreticilerin kooperatif veya başka ad altında örgütlenerek ürünlerini pazarda daha etkin bir şekilde pazarlamaları gerekmektedir.

İlde entansif üretime model oluşturacak ve entegre üretim gerçekleştirecek bir sistemin kurulması ve  pazara dönük kuzu besiciliği işletmesi haline getirilmesi  projenin ana amacını oluşturmaktadır.

Bu proje kapsamında en az 500 baş kapasiteli ve en az 60 adet kuzu besisi işletmesi kurulması planlanmıştır.

Besi işletmecilerinin girdi fiyatlarını düşürecek ve pazarlama kolaylığı sağlayacak bir entegre firma, projenin gerçekleşmesi ve yürütülmesinde öncülük edecektir. Bu firmayla besi işletmecileri karşılıklı menfaatlerini de gözetecek bir sözleşme ile iş birliğine gideceklerdir. Firmaya ait et entegre tesisleri ile yem fabrikalarının ekonomik kapasitede çalışabilmeleri ve besi işletmecilerinin de yeterli düzeyde gelir sağlayabilmeleri için en az 500 baş kapasiteli 60 veya daha fazla besi işletmesi kurulacaktır. Proje sahibi firma besicilere kaliteli yem sağlarken, canlı hayvanlarını yerinde alarak onlara pazar kolaylığı sağlayacaktır. Besiciler de firmanın talep ettiği besi hayvanını firmaya temin etmiş olacaktır.

Hayvan yetiştiricileri geleneksel küçük aile tipi işletmelerden kurtulacak, modern tesislerde hijyenik ve çağın gerektirdiği modelle, girdileri ucuza temin edilen ve pazarlama imkanları olan hayvancılık yapacaklardır. Hayvansal ürünleri işleyen ve yem üreten fabrikaların faal kapasiteleri ile birlikte  ve ülke ekonomisine sağlayacakları katma değer artacaktır. Nakliyeciler, sağlık hizmeti sunan sektörler vb. ilave gelir sağlayacaklardır. Ayrıca devletin vergi gelirleri artacak, tüketiciler de hem kaliteli hem de ucuz hayvansal gıda tüketeceklerdir.

Projenin hayata geçirilmesiyle aşağıdaki faydalar sağlanacaktır;

  1. Hayvancılık sektörünün geliştirilmesi ile kısa dönemde ekonominin yaşadığı istihdam sorununun çözülmesi,
  2. Entansif kuzu besiciliği ile, bölgedeki mevcut işletmelerin optimum kapasitelerinin yükseltilmesi,
  3. Modern hayvancılık tekniklerinin uygulanmasının sağlanması,
  4. Bu işletmelerin çiftçi birlikleri çatısı altında toplanıp çiftçilerin örgütlü yapıya kavuşturulması,
  5. Bitkisel üretimdeki esas gayenin, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi hayvansal üretimi artırmak olduğunun çiftçiler tarafından uygulanmalı olarak görülmesi,
  6. İlde mevcut olan %53’lük çayır ve mera alanının daha rantabl kullanımının sağlanması,
  7. Yurtiçi hayvancılık kredilerinin ilde yeterince kullanımının sağlanması.


3. PAZAR ARAŞTIRMASI VE PAZARLAMA STRATEJİSİ

Bingöl ili yüksek ve dağlık bir yapıya sahiptir. Deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 1.250 metredir. İlde karasal bir iklim hakimdir. Kışları yağışlı ve soğuk yazları da kuraktır. Yağışlar kışları daha çok kar, ilkbahar ve sonbaharda yağmur şeklinde görülmektedir. Bölgede kış mevsimi Ekim ayında başlar Mart ayının sonuna kadar devam eder.

Sahip olduğu yüz ölçümünün %7,27’si tarım arazisi,%53,25’i çayır ve mera alanıdır. Ağaçlandırılabilir alanı ile birlikte %38,16’sı da orman alanıdır. Tarım arazisinin %50 kadarı sulanabilir yapıda olup, sulanabilir arazinin de %20’sinde yem bitkisi ekimi yapılmaktadır.

İlin sahip olduğu  çayır mera alanları, orman içi mera alanları ve yaylakları ile koyunculuk, diğer hayvan yetiştiriciliğine göre ön plana çıkmıştır.

İlde 1997 yılı verilerine göre 1.211 ton et, 1.750 ton da yapağı üretimi yapılmıştır. Koyunculuk daha çok süt koyunculuğu biçiminde yapılmaktadır. Koyun besisi ise, ekstansif olarak yapılmakta veya kuzular süt kesiminden sonra çok ucuz fiyatlarla diğer illerdeki besi işletmecilerine satılmaktadır. İlde ekstansif olarak yetiştirilen besi koyunlarının çoğu kesim kondisyonuna gelmeden ilin et ihtiyacını karşılamak için kesilmekte veya ilde yahut diğer illerde kurbanlık olarak satılmaktadır.

İlde bir  adet karma yem fabrikası ve bir de et kombinası olmasına karşılık, entansif koyun besisi pek yapılmamaktadır. Ancak damızlık koyun yetiştiriciliğinin ön planda olması nedeniyle, Bingöl halkı entansif koyun besiciliğine de bölgedeki diğer illerin halkından daha fazla yatkındır. Entansif koyun besiciliği ve koyun eti üretiminin artırılması ile besi materyalleri kesim kondisyonunda kesilerek ilde daha fazla et üretilecek, et işleme tesislerinde etler işlenerek işlenmiş ürün olarak daha geniş pazarlara ulaşacaktır. Halbuki halihazırda besi koyunları besi kondisyonun altında kesilmekte veya diğer illere besi materyali, kurbanlık ve etlik olarak sevk edilmektedir. Diğer bir deyişle, besi koyunlarının pazarlanması ildeki kasap ve hayvan toplayıcı tüccarların vicdanına bırakılmıştır. Zorunlu satımla karşı karşıya kalan üretici hayvanını değerinin altında satmaktadır. Hatta bazen dolandırıcıların eline düşerek parasını bile alamamaktadır.

İç piyasa dengelerini  düzenlemeyi ve et ihtiyacını gidermeyi amaçlayan kasaplık canlı hayvan ithalatı uzun bir süre devam etmesine karşın amacına ulaşamamıştır. Bakanlıkça başlatılan, sonraları özel şirketler tarafından yürütülen canlı hayvan ithalatı uygulaması yeterli kontrol ve denetim yapılmaması, kredilendirme, dağıtım yönetimi ve şartlarının yetersizliği gibi nedenlerle ülke hayvancılığına beklenen faydayı temin etmemiştir. Bu olumsuzluklar da bölge ve ülke yetiştiricilerinin mağduriyetine ve ülke ekonomisinde önemli ölçüde zarara yol açmıştır.

Nitekim FAO verilerine göz atıldığında canlı hayvan ve et ithalatının serbest olduğu 1995 yılında Türkiye’ye 69.211.000 $’lık sığır eti ithalatı gerçekleştirildiğinden yılda 182.077 baş hayvan kesilmiştir. 1997 yılında ithalatın sınırlandırılması ile 395.000 $’lık ithalat gerçekleştirildiğinden, Türkiye’de 2.382.340 baş hayvan kesimi yapılmıştır. Bu da ithalat politikasının yanlışlığından ülke sığır besiciliğinin ne denli zarara uğratıldığını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu durum sığır besiciliği gibi koyun besiciliğini de önemli ölçüde zarara uğratmıştır. Çünkü bu dönemde sığır eti ithalatının yanında 276.000 $lık koyun eti de ithal edilmiştir. Bu yanlış politikaların temel nedeni de sığır ve koyun besicilerinin kendi geleceklerini tayin edebilecek örgütlü yapıya sahip olmamalarıdır. Var olan Tarımsal Kalkınma ve Tarım Kredi Kooperatifleri gibi organizasyonlar da  kısmen yem kredisi vermekten fazla ileri gidemeyen bir faaliyet göstermektedirler.

Günümüz şartlarında koyun besicileri verimli üretim projeksiyonları yapan, etkin pazarlama sistemleri kuran ve ülkede sığır besiciliğine ilişkin geliştirilen politikalar üzerinde yaptırımı olan bir örgütlenmeye gitmelidir. Mevcut besiciliğin gelişmemesinde organizasyon yetersizliğinin önemli payı vardır. Zira bu durumda bir taraftan üretim girdileri ve dolayısıyla üretim pahalıya yapılmakta, diğer taraftan maliyeti yüksek ve etkisiz bir pazarlama sebebiyle işletmecilerin karlılığı düşmektedir. Neticede besi işletmeleri aile tipi işletmeciliğin dışına çıkamamakta, pazarlama işi de il kasaplarının ve hayvan toplayan hayvan tüccarlarının vicdanına terk edilmektedir.

Bu proje başta Bingöl ili olmak üzere Bölge’de, koyun besisi yapan üreticiler ile gıda ve yem sanayiine sahip firmalar ve bitkisel üretim yapan çiftçileri bir araya getirip karşılıklı menfaatleri doğrultusunda sözleşme yapmalarını sağlayacaktır. Diğer bir ifadeyle; sözleşmeli hayvancılık modelinde daha ucuz yem, daha ucuz kırmızı et ve mamulü elde edilirken, işlenmiş ürünlerle de daha geniş bir pazara hitap eden önemli bir sektör ortaya çıkacaktır. Sözleşmeli hayvancılık; hayvan yetiştiricileri, bitkisel üretim yapan çiftçiler, imalat sanayiinde belli bir alt yapıya sahip firmalar veya üretici birlikleri arasında yapılan anlaşmalar ile yapılacaktır. Söz konusu bu oluşumla birim ürünün üretim maliyeti gelişmiş ülkelerdeki üretim maliyeti düzeyine çekilecektir. Devlet de gelişmiş ülkelerin uyguladığı ithalat ve ihracat politikalarını Türk üreticisi için de uygulamalıdır. Söz konusu tablo oluşturulduğu takdirde Bingöl ve tüm Bölge’de koyun besiciliği daha cazip hale gelecek, böylece et ürünleri ithalat ürünleri içinde değil ihracat ürünleri arasında yer alacaktır.

İldeki ortalama kırmızı et üretimi kişi başına 4.824 gram olup, bu üretim Türkiye ortalamasının (7.095 gr) 2.271 gram altındadır. Buna göre ildeki kişi başına ortalama kırmızı et üretimini Türkiye ortalamasından çıkarabilmek için dahi yıllık yaklaşık 570 ton ilave kırmızı et üretiminin gerçekleştirilmesi lazımdır. Bu proje hayata geçirildiği takdirde bu açık kapatılmış olacaktır. Ayrıca çevre iller de göz önünde bulundurulacak olursa pazarlama probleminin olmadığı ortaya çıkacaktır.

Bölgede hali hazırda üretilen koyun etinin bir kısmını dişi koyun, yaşlı koç ve koyunlar oluşturmaktadır. Bilinçsiz olarak üretilen ve çoğu ortalama kesim ağırlığını yakalamamış olan bu etlerin de karkas kalitesi düşük olup, bu proje ile üretilecek etlerin bu yönden de pazarlama problemi olmayacaktır. Kaldı ki bahse konu projeler Bölge hayvancılık sektöründe yapısal değişimi sağlayacak projeler olması sebebi ile bu projeler, hazırlanan iller içinde değil Bölge’deki diğer iller içinde uygulanabilir niteliktedir.


4. HAMMADDE ETÜDÜ

Kuzu besiciliğinde gerekli olan girdilerin en önemlilerinden birisi, sütten yeni kesilmiş, besiye uygun erkek kuzu materyalidir. İlde mevcut koyun varlığı ile bu materyal kolaylıkla temin edilebilir. Zira mevcut yaklaşık 600 bin baş koyun ile yılda en az 240 bin adet kuzu üretimi mümkün olup, bunun yarısını da besi amacıyla kullanılabilecek erkek kuzular oluşturmaktadır. Bu projede öncelikle Bölge’de mevcut yerli ırk koyunların kuzuları kullanılarak, daha sonraki yıllarda besi materyali genotipik düzeyi iyileştirilmiş verimli ırklardan seçilecektir.

İşletmelerde bakıcılar mümkün olduğu ölçüde işletme sahibi ve aile bireyleri olacaktır. Eğer bakıcı gerekirse Bölge’den temin edilecektir.

Ağıl kurulacak araziler; ulaşımı kolay, alt yapı (su ve elektrik) bakımından uygun, tarıma elverişsiz yerlerim yerlerinin dışından seçilecektir.

Projede teknik personel ve ilaç giderleri için, Bölge’deki mevcut Tarım İl Müdürlüğü personelinden ve özel müteşebbislerden yararlanılacaktır.

Hammadde açısından ihtiyaç duyulan bir girdi de yem ihtiyacıdır.

   Yemler ve Besleme

Koyun besleme, mera ve ahır besisi olarak ikiye ayrılır. Meraların verimli olduğu yaz aylarında mera ve yaylaklarda besleme yapılırken, kışları da ağılda entansif besleme yapılmaktadır. Böylece hem meralardaki kaliteli yemler değerlendirilmekte, hem de entansif besleme kısa sürede tamamlanarak işletmeye daha fazla kazanç sağlanmaktadır.

Koyun beslemede kullanılan yemler 2 gruptur.

  1. Kaba yemler: Çeşitli yem bitkilerine ait kuru ve yeşil otlar ile silajları kapsar (yonca, fiğ, arpa ve yulaf hasılı ile mısır silajı vs).
  2. Karma yemler: Birim hacimde yüksek düzeyde besin madde içeren yemlerdir. Katkı maddelerinin belirli ölçülerde homojen bir şekilde karılması ile imal edilir. (tahıl taneleri, küspeler, hayvansal kökenli yemler ile vitamin ve mineral madde premikslerinden oluşur).

   Kaba Yemler

Besin madde düzeyi iyi, ham selüloz oranı %20’nin üzerinde olan yemlerden besi koyunlarının besin maddesi ihtiyaçlarının bir kısmı karşılanırken, rumen regülasyonu için de özellikle yapısal madde ihtiyacı karşılanacaktır. Kaba yemler çayır ve meralardan elde edilenlerin dışında yonca, fiğ, mısır silajı ve tahıl hasılı gibi kültür yem bitkilerinden oluşmaktadır. Kaba yem seçiminde yemin rengine, yaprak düzeyinin iyi olmasına, kötü koku ve yabancı madde içermemesine dikkat edilmelidir. Silajlar ve diğer yemlerin, mikroorganizmalarla kontamine olmaması gerekir. Yine silajlarda yanlış fermantasyon oluşmamalıdır.

Besi işletmecileri ihtiyaç duydukları kaba yemleri bitkisel üretim yapan Bölge işletmelerinden satın alacaklardır.

   Karma Yemler

Besi koyunlarının yapısal madde ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla rasyona katılan kaba yemlerle besin madde ihtiyaçlarının bir kısmı da karşılanabilmektedir. NRC standartları baz alınarak belirlenmiş besin madde ihtiyaçlarının kaba yemlerle karşılanmayan kısmı ise, konsantre yemler ve katkı maddeleri kullanılarak hazırlanmış karma yemlerden (besi yemi) karşılanacaktır. Projede kullanılan karma yemler çevredeki karma yem fabrikalarından satın alınacaktır.

Toplam yem ihtiyacı hayvanların besi döneminde tahmini yemden yararlanma oranları baz alınarak hesaplanmıştır. Karma yem miktarı hayvanların besin madde ihtiyaçlarını karşılamaları (NRC Standartları’na göre), kaba yem ise yapısal madde (ham selüloz) ihtiyaçlarını karşılamaları üzerinden hesaplanmıştır. Buna göre bir koyun için dönemlik karma yem ihtiyacı 135 kg olup 500 koyun için toplam 67,5 tondur. Her bir koyun için kaba yem ihtiyacı 18 kg olup 500 koyun için toplam 9 tondur.

Karma yem 0,1875 $ /kg x 67,5 ton = 12.656 $

Kaba yem 0,125 $ /kg x 9 ton = 1.125 $

Toplam yem alım tutarı = 13.781 $

 

   Yem Konusunda Genel Değerlendirme

Bölgenin mevcut imkanlarının değerlendirilmesinin yanı sıra proje kapsamında çayır ve meraların verimli kullanımı ile, hayvancılığın temel girdisi olan yem konusunda miktar ve kalite açısından dar boğaz yaşanmayacağı düşünülmektedir.


5. YER SEÇİMİ VE ÇEVRESEL ETKİLERİ

Proje Bingöl ilinde uygulanacaktır. İldeki ilçelerin sulanabilir arazi varlıkları, ulaşım durumları, iklim ve topoğrafik şartları, hayvancılık ile uğraşan yetiştiricilerin bilgi düzeyleri, hali hazır durumdaki hayvancılık işletmelerinin yapıları ve ilçelerde yapılmakta olan hayvancılık tür ve sayıları dikkate alındığında, aşağıda belirtilen ilçelerde hazırlanmış projenin uygulanabileceği düşünülmüştür.

Tesis, özellikle yerleşim birimlerinin dışında inşa edilecektir. Tesiste gübreler dönemlik olarak ağılda birikecek ve dönem sonunda ağıl tabanının temizlenmesi ile biriken gübre uzaklaştırılacaktır. Üretilen gübreler bitkisel üretim yapan diğer çiftçilere satılacaktır. Bu projenin çevreye olumsuz bir etkisi olmadığından ÇED raporu gerekmemektedir.


6. TEKNİK ETÜDLER VE MÜHENDİSLİK

6.1. Proje Kapasitesinin Belirlenmesi

Proje kapasitesinin belirlenmesindeki hususlar aşağıda verilmiştir.

  1. Talep taraflı sınırlamalar: Bu projede yukarıda da açıklandığı gibi Bölge’de bulunan et tesisleri ve diğer imkanlar ağırlıklı olarak kuzu besiciliği tesisinin sayısını belirlemektedir.
  2. Teknik sınırlamalar: Her bir işletme 500 baş kuzudan oluştuğu için kurulacak işletme sayısı konusunda herhangi bir sınırlama yoktur. İstendiği kadar benzer tesis kurulabilir.
  3. Hammadde kaynaklı sınırlamalar: Tesis kurulacak uygun yer açısından ve hayvanları beslemek için kullanılacak yemlerin yeterliliği bakımından konu incelendiğinde bir sınırlamadan söz etmek mümkündür. Bu amaçla yapılan çalışmada aşağıda isimleri verilen yerlerde tesis kurulmasının uygun olduğu ortaya çıkmıştır. 60 sayısının daha fazla artırılmasını sınırlayan bir neden de talebin yanında tesisi kurulacak yerlerin durumudur.
  4. Finansman taraflı sınırlamalar: İşletme büyüklüğünün seçimi konusuna finansman açısından bakıldığında ise, finansmanın ciddi bir sınırlama getirmediği görülmektedir. Tesisler ayrı ayrı kurulacağından değişik şirketler veya çiftçiler bu işe girişebilirler.

Sonuç olarak projenin kapasitesini belirleyen asıl unsurlar ete olan talep ve tesis kurulacak uygun yerlerin varlığı ve yem üretimidir. İlde ve ilçelerdeki kaba yem kapasitesi, ulaşım durumu ile çayır ve mera alanlarının büyüklüğü ve kalitesi dikkate alınarak aşağıdaki dağılım yapılmıştır.

 

 

 

 

İşletme kurulacak yerler ve sayıları

İlçeler
İşletme Sayısı
Merkez 15
Solhan 15
Genç 15
Karlıova 15
Toplam 60

Bingöl ili genelinde yukarıdaki veriler ışığında 500 başlık, 60 adet kuzu besi işletmesi kurulabilir ve Bingöl ili küçük baş hayvan yetiştiricileri birliği oluşturulabilir. Bu durum hayvan yetiştiricilerinin örgütlenerek bir araya gelmelerini ve böylece güçlenmelerini sağlayacaktır. Bu şekilde, pazarlama başta olmak üzere yetiştiricilerin tek tek etkin bir şekilde yapamayacakları işler, örgütler tarafından kolaylıkla ve daha etkili bir biçimde yerine getirilecektir. İlin yukarıda sözü edilen 4 ilçesinde hali hazır da üretilen koyun etine ilave olarak, yeni kurulacak işletmelerle birlikte et üretim kapasitesi 735 ton/yıl civarında artırılacaktır. Bu da özel girişimcilerin dikkatlerini bu sektöre çevirmesini sağlayacaktır.

Gelişmiş ülkelerde; et üretim-işletme-pazarlama konuları ya devlet yada yetiştirici birlikleri tarafından kontrol ve düzenleme altına alınmıştır. Sektörün yapısından kaynaklanan bu durum dikkate alındığında, modern işletmecilik ve örgütlenme sonucunda üretici merkezli bir anlayışa geçilmesi mümkün olabilecektir.

6.2. Üretim Tekniğinin Özellikleri ve Üretim Prosesi

Proje uygulama alanı olan Bingöl ilinde önce mera besisi, müteakiben ağılda entansif besi uygulanacaktır. Merada otlama döneminde 500 baş kuzunun bakım işi aile fertleri tarafından yürütülecektir. Entansif besinin yapılacağı koyun ağılı, arkası kuzeye önü güneye gelecek biçimde, genelde “U” şeklinde ve U’nun açık tarafı güneye bakacak şekilde yapılacaktır. Ortada kalan avluda kuzular için gezinme alanı, ayak banyosu  bölümü yer alacaktır. Ağılların genişliği 12,5 m yüksekliği 3,0 m ve uzunluğu da 20 m olacak ve bunların dışında 40 m2’lik yem deposu ve 10 m2’lik bakıcı odası inşa edilecektir. Ağılda tavan gerekli olmayıp, çatı yeterlidir. Ağıl pencereleri ön cephede büyük, arkada küçük yapılacak ve pencere alanı ağıl taban alanının 1/20’si kadar olacaktır (Toplam 15 m2). Pencereler çok soğuk havalarda kapatılacak şekilde camdan yapılacaktır. Ağıl tabanı sert topraktan yapılıp, gübre bütün dönem toplanacak ve dönem sonunda kazılıp dışarı alınacaktır. Ağılda gerekli yemlik ölçüleri ise kuzu başına 30 cm olarak hesaplanacaktır. Bu maksatla iki taraflı yemlik yapılacaktır. Suluklar da bileşik kaplar seviyesine göre çalışan su yalakları şeklinde yapılacaktır.

6.3. Sürü Projeksiyonu

İşletmenin yatırım dönemini müteakiben her işletmeye muhtemelen Mayıs ve Haziran aylarında 500 baş sütten yeni kesilmiş besi kuzusu (yaklaşık 15-20 kg canlı ağırlıkta) temin edilecektir. Kuzular, ortalama 4 ay kadar kiralanan meralarda otlatma suretiyle besiye tabi tutulacaktır. Mera besisi sonrası entansif besinin yapılacağı ağıllara (Eylül ve Ekim aylarında) konulacak özellikle karma yem ağırlıklı besi uygulaması gerçekleştirilecektir. Entansif besi sonunda ortalama 45-50 kg canlı ağırlıkta olacak kuzular kesime sevk edilecektir.

Projenin esas sahibi entegre bir firma olacağından ve üreticiler ile sözleşmeli olarak üretim gerçekleştirileceğinden, üretilen kasaplık hayvan, firma tarafından karşılıklı sözleşmeye bağlı kalmak şartıyla toplanacak, işlenecek ve pazara arz edilecektir. Bu bağlamda kasaplık kuzunun karkas ağırlığının kg fiyatının 3,594 $ olacağı düşünülmüştür. Fiyatlar rayiç piyasa fiyatlarına göre belirlenecektir. Sözleşme gereği ürünlerin sürekli satışı yapılabilecektir. 500 başlık işletme örnek işletme olarak seçilmiştir. Bu işletmeler diğer üreticilerin de bu modele yakınlaşmasını sağlayacak ve eğer gerekirse modele dahil olmaları gündeme gelecektir. İlde halen Et ve Balık kurumuna ait bir kombina mevcut olup, bu kombina üretilen kasaplık kuzuların kesimi için kullanılabilir.

6.4. İnşaat İşleri

Besi ağılı binası Bayındırlık Bakanlığı fiyatlarına göre 1. sınıf inşaat giderleri üzerinden hesaplanmış olup, 300 m2 üzerine kurulacaktır. İşletmenin ihtiyacı olan karma yemin depolanması için ağıl içerisinde bir oda inşa edilecektir.


7. ORGANİZASYON VE İNSAN KAYNAKLARI

İşletmeler aile tarafından işletilecektir. Bu durumda aile yapısı işletmenin şeklini belirleyecektir. Dış alım satımlarda ise organizatör firma destek sağlayacaktır. Bu aşamada organizatör firmanın ne şekilde örgütleneceğinin incelenmesine ihtiyaç bulunmayıp, satış giderleri organizatör firma tarafından yapılacak masrafları da karşılayacak şekilde tahmin edilmiştir.


8. SABİT YATIRIM TUTARI

8.1. Arazi bedeli

Tesisin kurulacağı arazi bedeli 1.562,5 $’dır. Arazi seçiminde tarıma uygun olmayan ancak, ulaşımı kolay ve alt yapısı uygun olan yerler göz önüne alınmalıdır.

8.2. Sabit Yatırım

8.2.1. İnşaat İşleri

İnşası planlanan 500 başlık kuzu besisi ağılı ve yem deposu Bayındırlık Bakanlığı 2000 yılı birim fiyatlarına göre tutarı ek tablo-1’de verildiği gibidir.

8.2.2. Tesisat İşleri

Elektrik ve sıhhi tesisatla ilgili yatırım tutarları ek tabloda verilmiştir.

8.2.3.Genel Giderler

Yatırım safhasında işlerin idaresi, haberleşme, kırtasiye, ulaşım vs. giderler için toplam yatırım tutarının %2’si alınmıştır.

8.2.4. Beklenmeyen Giderler

Bu bölüme kadar olan hesaplamaların % 10’u alınmıştır.

8.3. İşletme Sermayesi

İşletme gideri olarak işe başladığında hayvanların yem ihtiyacını ve çalışanların maaşını karşılamak üzere bir miktar sermaye bulunması gerekmektedir. Bu miktar amortismanlar hariç, bir yıllık işletme giderlerinin 4’te 3’ü  (3/4) olarak alınmıştır.


9. İŞLETME GELİR VE GİDERLERİ

9.1 İşletme Giderlerinin Hesaplanması

Projemizin işletme giderlerini oluşturan hayvansal üretim giderleri aşağıdaki gibi sıralanmıştır.

9.1.1. Hayvan Alımı

Canlı hayvan bedeli aşağıdaki gibi olacaktır.

500 baş 3-4 aylık sütten kesilmiş kuzu x 31.25 $ =  15.625 $

9.1.2. Yem Alımları

Toplam yem ihtiyacı hayvanların besi döneminde tahmini yemden yararlanma oranları baz alınarak hesaplanmıştır. Karma yem miktarı hayvanların besin madde ihtiyaçlarını karşılamaları (NRC Standartları’na göre) üzerinden, kaba yem ise yapısal madde (ham selüloz) ihtiyaçlarını karşılamaları üzerinden hesaplanmıştır.

Karma yem 0,1875 $ /kg x 67.5 ton = 12.656 $

Kaba yem 0,125 $ /kg x 9 ton = 1.125 $

Toplam yem alım tutarı= 13.781 $

9.1.3. İlaç ve Veteriner Giderleri

Koruyucu aşılamalar, veteriner ve tedavi giderleri için hayvan başına ortalama 1,56 $ gider kabul edilmiş ve 500 baş x 1,56 $ =  780 $ hesaplanmıştır.

9.1.4. Elektrik ve Akaryakıt Giderleri

Entansif kuzu besisi uygulaması sırasında  187,5 $’lık elektrik ve akaryakıt gideri hesaplanmıştır.

9.1.5. Amortismanlar

Amortismanlara ait hesaplamalar Ek-1’de verilen Tablo-9’da yer almaktadır.

 

9.1.6. Bakım  Onarım Giderleri

Bakım   onarım giderleri inşaat, tesisat ve donanımın %2’si olarak hesaplanmıştır.

9.1.7. Genel Giderler

Genel giderleri sabit yatırımın %2’si olarak hesaplanmıştır.

9.1.8. Beklenmeyen Giderler

Buraya kadar yapılan harcamaların %2’i olarak alınmıştır.

9.1.9. İşçilik

İşletmelerde Bölge’nin durumu esas alındığından her 500 başlık besi kuzusu işletmesi bir aile tarafından yapılacaktır. 500 başlık hayvan için 2 işçinin yeterli olduğu düşünülmektedir. Her bir işçinin brüt maaşı 234,4 $ alındığında yıllık işçilik gideri 5.625 $ olacaktır. Yılda 3-5 ay işçilerin çalışmayacağı da dikkate alındığında bu fiyat makul olabilmektedir.

9.2 Proje Gelirlerinin Hesaplanması

9.2.1. Hayvan Satışları

Kuzular ortalama 50 kg canlı ağırlıkta kesilecektir. Bu ağırlıkta randıman % 50 ve besi boyunca üründen kayıplar % 2 olarak tahmin edilmiştir.

500 kuzu % 2 ölüm = 490 kuzu

50 kg. canlı ağırlıkta % 50 randıman = 25 kg. karkas et x 490 kuzu= 12.250 kg. et

1kg. etin piyasa fiyatı yaklaşık 3,594 $ olup toplam et satış geliri 44.922 $’dır.

   9.2.2. Gübre Satışları

Hayvan başına besi süresi olan 90 günde ortalama 135 kg. gübre üretileceği tahmin edilmektedir.

135 kg gübre x 500 baş x 0,016 $ = 1.055 $

  

   9.2.3. Yapağı Geliri

Mera besisi sonrası entansif besiye alınacak kuzular kırkıma tabi tutulacaklardır. Bir kuzu ortalama 1 kg yapağı verir. Dolayısıyla 500 kuzudan 500 kg yapağı elde edilir.

1 kg yapağının fiyatı 1,56 $ olup toplam yapağı geliri 780 $’dır.

   9.2.4. Kalıntı Değerler

İnşaat ve tesisat giderleri dikkate alındığında söz konusu yatırımların kalıntı değeri olarak 2.817 $ olarak bulunmuştur.


10. UYGULAMA PROGRAMI

Yatırımın 12 ayda tamamlanacağı öngörülmüştür. İşletme binası, mimari projenin çiziminden sonra mühendislik projesi ve makine teçhizat elektrik montajı anahtar teslimi olarak yapılacaktır. Tesis, 12. ayda deneme üretimine alınacaktır. Deneme üretimi 1 ay sürecektir.

Uygulama Termin Planı

Harcamalar/Aylar 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13
Arsa Temini                          
Etüt Proje İşleri                              
İnşaat İşleri                            
Tesisat İşleri                          
Canlı Yatırım                          
Mera Kiralama                          
İşletmeye Alış                          

 


11. MALİ ANALİZ

11.1. Hesaplamalarda Kullanılan Varsayımlar

  1. Tüm hesaplamalar 2000 yılı fiyatları sabit alınarak $ cinsinden yapılmıştır.
  2. Makine-teçhizat için yapılan hesaplamalarda ABD $’ı kuru 640.000 TL olarak alınmıştır.
  3. Net Bugünkü Değer (NBD) hesaplamalarında indirgeme oranı yüzde 9 olarak alınmıştır.
  4. Proje girdi ve çıktı fiyatlarının projenin ekonomik ömrü süresince reel olarak aynı değerde kalacağı varsayılmıştır.
  5. Yıllık sermaye hasıla oranı projenin yıllık katma değer getirisini göstermek üzere toplam oran 20 yıla bölünerek elde edilmiştir.
  6. Teşvik Belgesi ve teşvik unsurları olmayacağı varsayılmıştır.
  7. Vergi hesaplamaları halka açık olmayan şirket esaslarına göre yapılmıştır.
  8. Öngörülen krediler iç kaynaklı olup , yatırım kredisi 2-5 yıl vade ve % 8 reel faiz ile itfa edilecektir.

11.2.  Projenin Finansmanı ve Finansal Analiz

Proje için gerekli sabit yatırım ve işletme sermayesi tutarları toplamının % 55’i öz kaynaklardan, % 45’inin de orta vadeli yabancı kaynaklardan sağlanacağı varsayılmıştır. Bu durumda işe başlarken firmanın 32.483 $ öz kaynak ihtiyacı vardır. Yabancı kaynak olarak sağlanacak kredi içinde faiz oranı %8 olarak alınmıştır. Kredilere ilişkin vade ve diğer bilgiler finansman tablosunda yer almaktadır. Faiz oranı yatırımcının Ziraat Bankası kaynaklarını kullanmasıyla düşebilecektir. Burada yapılan hesaplamalarda kredinin bir kısmının Ziraat Bankasından alındığı varsayılmıştır.

11.3. Nakit Akım Tabloları ve Ticari Karlılık Göstergeleri

Nakit akım tablolarının ve ticari karlılık göstergelerinde Dünya Bankası ve UNIDO’nun kullandığı İç Karlılık Oranı (İKO) ve Net Bugünkü Değer (NBD) kriterlerinin hesaplanması esas alınmıştır. Hesaplanan değerler et satış fiyatları ve et talebinin değişebileceği dikkate alınarak duyarlılık analizine tabi tutulmuştur. Yapılan analiz kapsamında oluşturulan tablolar ve yapılan hesaplamalar aşağıda verilmektedir.

Diğer taraftan bir ek kriter olarak projenin Geri Ödeme Süresi de hesaplanmıştır. Borç kullanımı öngörülmediğinden Borç Ödeme Gücü ve işletme dönemi giderlerinin tamamı sabit giderlerden oluştuğu için Başa baş Noktası Analizi yapılmamıştır.

Analizlerde kullanılan ticari karlılık göstergeleri aşağıda açıklandığı şekilde hesaplanmıştır.

   Net Bugünkü Değer  ( NBD )

Proje analizinde en çok kullanılan yöntemlerden biri olan Net Bugünkü Değer (NBD) yöntemi bir projenin ekonomik ömrü boyunca sağlayacağı net nakit girişlerinin ve yatırım giderlerinin belli bir indirgeme oranı (sermayenin alternatif maliyeti) ile bugüne indirgenmesi sonucu bulunan değerdir. Bir projenin bu yönteme göre kabul edilebilmesi için net bugünkü değerin sıfıra eşit veya büyük olması gerekmektedir.

Bir projeye ait NBD şu formülle hesaplanır:

Formülasyonda CFt t dönemindeki nakit akımı değerini, i iskonto oranını, n projenin ekonomik ömrünü, t ise nakit akımın ait olduğu yılı göstermektedir.

   İç Karlılık Oranı ( İKO )

İKO projenin toplam ekonomik ömrü süresince sağladığı nakit girişleri ile yatırım için yapılan nakit çıkışlarını birbirine eşitleyen iskonto oranıdır. Dolayısıyla İKO projenin karlılık yüzdesinin ne olduğunu verir. İKO’nun bulunması için NBD sıfıra eşitlenir ve i değeri hesaplanır.    Aşağıdaki formülde m yatırım süresini, n işletme süresini, CFt işletme süresince oluşan net nakit akımını It ise yıllar itibariyle yatırım tutarını göstermektedir. Eşitliği sağlayan r değeri İKO’dur.

 

   Geri Ödeme Süresi (İndirgenmiş Nakit Akıma Göre)

Geri ödeme süresi projenin yatırım tutarlarının ne kadar sürede karşılanacağının ölçüsünü vermektedir. Aşağıdaki formül yardımıyla hesaplanmaktadır. Eşitliği sağlayan p değeri geri ödeme süresidir.

Formüldeki;

CFt         =  t  yılındaki  net nakit akım,

It =  t yılındaki yatırım tutarı,

m            =  yatırım dönemi,

p =  geri ödeme süresi

i  =  indirgeme oranı

   Borç Ödeme Gücü

Borç Ödeme Gücü, proje finansmanında yabancı kaynak kullanılması durumunda projenin faliyet döneminde söz konusu yabancı kaynağa ait faiz ve borç ana parasını geri ödeyebilme gücünü göstermektedir. Hesaplama aşağıdaki formül yardımıyla yapılmaktadır. Bulunan değerler her bir yıla ait değer olduğu için paranın zaman değerinin hesaplara katılması gerekmemektedir.

   BÖG = [Nakit Girişleri-(Nakit Çıkışları – Anapara ve Faiz Ödemeleri)] /  [Anapara ve Faiz Ödemeleri]

   Başa Baş Noktası Hesabı

Başa baş noktası analizi, işletmenin gelirleri ile sabit ve değişken maliyetleri arasındaki ilişkinin analiz edilmesi işlemidir. Bu şekilde işletmenin kurulması gereken minimum kapasite belirlenir ve karlılığın sabit ve değişken giderlere duyarlılığı görülebilir.

Başa baş noktası aşağıdaki formül yardımıyla hesaplanır.

   BBN = [Sabit Maliyetler] / [Birim Ürün Fiyatı – Birim Değişken Maliyet]

Bu formülden bulunan başa baş noktası üretim miktarıdır. Yüzde değer ise tam kapasite üretim miktarına bölünerek bulunur.

Diğer taraftan başa baş noktası bulunurken amortisman ve faiz ödemeleri dahil edilerek veya hariç tutularak hesaplama yapılması mümkündür. Bu çalışmada amortisman dahil edilmiş, ancak faiz ödemeleri hariç tutulmuştur.

   Duyarlılık Analizi

Duyarlılık analizi birim satış fiyatı, satış tutarı, ana girdi maliyetleri, projenin termini veya indirgeme oranı gibi bir değişkende olabilecek olası değişmelerin, diğerleri sabit kalmak kaydıyla, analize esas alınan ölçüt (Net Bugünkü Değer, İç Karlılık Oranı, Geri Ödeme Süresi, Katma Değer Etkisi,  Kara Geçiş Analizi vb. herhangi bir ölçüt) üzerindeki etkisini görebilmek için yapılır.

Bu çalışmada karlılığı etkileyen en önemli kalemler ürün satış fiyatları ve kapasite kullanım oranları, ana karlılık göstergeleri de NBD ve İKO olduğu için bunların değişim senaryolarına göre duyarlılık analizi yapılmıştır.

Yatırım Tablosu (Tablo-1)

İşletme Giderleri Tablosu (Tablo-2, 3)

İşletme Gelirleri Tablosu (Tablo-4)

Finansman Tabloları (Tablo-5, 6, 7)

Kar-Zarar Tablosu (Tablo-8)

Vergi ve Amortisman Tablosu (Tablo-9, 10)

Nakit Akım Tablosu (Tablo-11)

Duyarlılık Analizi Tablosu (Tablo-12, 13)

 

 

12. EKONOMİK ANALİZ

Projenin ekonomik analizi yapılırken basitleştirilmiş Katma Değer Analizi yöntemi kullanılmıştır. Bu analizde proje kalemleri yerli ve yabancı diye ayrılarak ulusal katma değerler hesaplanmamıştır. Bunun nedeni proje maliyetlerinin yerli-yabancı ayrımındaki güçlüktür. Diğer yandan makine teçhizatın önemli bir kısmının yerli piyasalardan temin edilebileceği varsayılmıştır. Dolayısıyla Net Katma Değer hesabında net kar, vergiler, faiz giderleri ve işçilik giderleri toplanarak firma açısından toplam katma değer elde edilmiştir. Bu değere amortisman eklenerek ise brüt katma değer bulunmuştur.

Yukarıdaki yöntemle elde edilen değerler yüzde 9 iskonto oranı ile indirgenerek net ve brüt indirgenmiş katma değerler bulunmuştur. Elde edilen bu değerlerin yatırım tutarına bölünmesiyle ise projenin ekonomik ömrü boyunca sağladığı toplam “sermaye/hasıla” oranı bulunmuştur.

Diğer taraftan bir gösterge olmak üzere projenin istihdam etkisi de hesaplanmıştır. Bu hesaplamada projede dolaylı olarak yaratılan istihdam hesaplamalara katılmamıştır.

Yapılan hesaplamalarda herhangi bir şekilde fiyat düzeltmelerine (gölge fiyatlar) gidilmeyip piyasa fiyatları kullanılmıştır.

Ekonomik analizlerde kullanılan göstergeler aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır.

   Katma Değer Analizi

Bir proje ile yaratılan katma değer, projede kullanılan faktörlerin getirisidir. Bu değerin hesaplanmasında toplam nakit girişlerinden hammadde veya ara madde kaynak maliyetleri çıkarılarak bulunabilir. Ancak yaygın hesaplama metodu üretim girdilerinin aldıkları payların toplanması şeklindedir. Dolayısıyla katma değer;

   Net Katma Değer = Net Kar + Vergiler + Faiz Ödemeleri + İşçilik ücretleri

Formülüyle hesaplanmaktadır. Bürüt katma değer hesabında ise yukarıda verilen formüle amortismanlar dahil edilmektedir.

Projenin yarattığı toplam katma değer hesaplanırken, projenin ekonomik ömrü süresince yukarıda verilen kalemler yıllar itibariyle belirlenmekte ve seçilen iskonto oranıyla indirgenerek bugünkü değeri bulunmaktadır. Bulunan bu değerin indirgenmiş yatırım tutarına bölünmesi ile ise birim sermaye başına yaratılan katma değer bulunmaktadır.

   İstihdam Etkisi

Projenin hayata geçirilmesi ile yaratılan istihdam, özellikle işsizliğin yüksek olduğu bölge ve ülkelerde yatırım kararının alınmasında önemli bir göstergedir. Çalışma kapsamında bulunan istihdam etkisi göstergesi aşağıdaki formül yardımıyla bulunmuştur.

   İstihdam Etkisi = Toplam Yatırım Tutarı / Toplam İstihdam

Bu formül proje kapsamında bir kişinin istihdamı için ne kadar yatırım yapılması gerektiğini vermektedir. Bulunan değer sektör ve ülke ortalamasıyla karşılaştırıldığında projenin istihdam etkisi daha net görülebilmektedir.

Katma Değer Analizi Tablosu (Tablo-14)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

13. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

DAP Ana Planında da ortaya konulduğu gibi, Doğu Anadolu Bölge’sinin kalkınması ağırlıklı olarak hayvancılık sektörünün geliştirilmesine ve tarımı da bu sektöre yönelik üretim yapan sektör haline getirilmesine bağlıdır. Bölge’de hayvancılığın gelişmesinde  bugüne kadar yapılan geleneksel aile tipi işletmecilik yerine, optimum işletme büyüklüklerine sahip, üretim maliyetleri minimum ve pazarlama gücü yüksek olan entegre üretim modellerinin kullanılması gerekmektedir. Bu bağlamda 500 başlık en az 60 kuzu besi ağılı olan bir entegrasyon bu projede ön görülmüştür. Hayvancılığın gelişmesinde önemli hususlardan biri de bölgede mevcut çayır ve mera alanlarının verimli olarak kullanımının sağlanmasıdır. Bu sayede hem hayvansal üretim maliyetleri düşecek, hem de çayır ve meralar verimli kullanıldığından bu varlıkların zarara uğraması tehlikesi azalacaktır.

Bu faaliyetin yapılabilmesi yoğun sermaye gerektirmez. Bir organize edici firma (entegre şirket) tarafından barınakların kurulması, donanması ve üretimde de üreticilerin organize olması ile karlı bir yatırım gerçekleştirilmesi mümkündür. Faaliyetlerde üreticiler kendi işlerinin de sahibi olacaklarından, bu işe yatkın üretici bulmak güç değildir.

Yukarıda yapılan incelemeler ve yapılan hesaplamalar sonucunda proje gerek ekonomik gerekse ticari açıdan oldukça karlı çıkmaktadır.

Ticari göstergelerden Net Bugünkü Değer (NBD) %9 iskonto oranından 14.512 $ çıkmakta, İç Karlılık Oranı (İKO) % 13 çıkmakta ve geri ödeme süresi ise 11,72 olarak çıkmaktadır. Görüldüğü gibi Projenin NBD’i ve İKO’nı sınır karlılık değerinde çıkmaktadır. Bu durum tarımsal projelerin pek çoğunda göze çarpmaktadır. Bu sebeple tarımsal projelerin devlet tarafından desteklenmesi gerekmektedir. Bu projede hesaplar tamamen ticari şartlar dikkate alınarak yapıldığı için sonuç bu şekilde çıkmaktadır. Halbuki projenin ihtiyaç duyduğu kredinin tamamen Ziraat Bankası kaynaklarından yaklaşık sıfır reel faizle finanse edildiği varsayılırsa projenin karlılığı yükselecektir. Yatırımcıların proje hakkında karar verirken bu noktayı da dikkate almalarında büyük yarar görülmektedir.

Kuzu başına et verimlerinin ve et fiyatlarının değişmesi durumunda karlılığın nasıl değişeceği ise duyarlılık analizi tablolarında izlenmektedir. Tabloya göre kesinti oranları aynı kalmak üzere ürün fiyatları hesaplamalarda kullanılan fiyatın %97’ine kadar düştüğünde proje karlılığını yitirmektedir. Fiyat sabit tutulduğunda ise et verimleri hesaplamalarda kullanılan oranların %75’ine kadar düşse dahi proje hala karlılığını korumaktadır. Proje karlılığının et verimine karşı daha az duyarlı olması et verimindeki değişimin beslenme ve bakım kalitesinden kaynaklandığının varsayılmasındandır. Fiyatlar ve et verimleri beklenin üzerinde gerçekleştiğinde ise karlılık oldukça yükselmektedir.

Projenin ekonomik karlılığı incelendiğinde ise aynı iskonto oranı ile indirgenmiş Net Katma Değer 112.289 $ çıkmakta, yatırılan her birim sermayenin projenin ekonomik ömrü süresince yarattığı katma değer ise 6,7 birimdir.

Proje, proje yürütücülerinin karlılığı ve gelir artırıcı etkileri ile parasal olarak ölçülemeyen diğer dışsallıkları dikkate alınarak teknik, mali ve ekonomik açıdan yapılabilir bulunmuştur. Ayrıca, projenin başarıyla uygulanması sonucunda hayvancılık sektörü çerçevesinde, Bingöl ilinin gelişimine ve genel Bölgesel kalkınma sürecine önemli katkılarda bulunacağı beklenmektedir. Diğer taraftan projenin ihtiyaç duyduğu kredinin Ziraat Bankası kredisi olması durumunda projenin ticari karlılığı daha da artacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

MALİ ANALİZ TABLOLARI

Tablo-1: Yatırım Tablosu

Tablo-2: Faaliyet Giderleri Tablosu

Tablo-3: İşletme Giderleri Tablosu

Tablo-4: İşletme Gelirleri Tablosu

Tablo-5: Finansman Kaynakları Tablosu

Tablo-6: Finansman Tablosu

Tablo-7: Yatırım Kredi İtfa Tablosu

Tablo-8: Kar-Zarar Tablosu

Tablo-9: Amortisman Hesabı Tablosu

Tablo-10: Vergi Hesabı Tablosu

Tablo-11: Nakit Akım Tablosu

Tablo-12: İKO Duyarlılık Analizi Tablosu

Tablo-13: NBD Duyarlılık Analizi Tablosu

Tablo-14: Katma Değer Analizi Tablos

 

 

 

Ziraialet
Ziraialet hakkında 238 makale
Yasin DEMİRBOĞA Ziraat Mühendisi

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*