İNSANLAR VE İNEKLERİN FARKLI YÖNLERİ

İNSANLAR VE İNEKLERİN FARKLI YÖNLERİ

İNSANLAR İNEKLER
1- İnsanlar kendileri üşüdüklerinde ineklerin de üşüdüklerini sanırlar onların yaşam alanlarını ahırlarını iyice kapatarak “soğuktan koruma” gayretine girerler.İnekler için oksijen (nefes-hava)  alacak yer bırakmazlar. 1-Halbuki inekler  buzdolabı sıcaklığından hoşlanan hayvanlardır. Bizim üşüdüğümüz sıcaklıklarda onlar üşümezler. Diğer yandan ciğerleri insanlara göre çok daha büyük olduğundan daha çok oksijen (nefes-hava)  almak isterler.Temiz havaya daha çok ihtiyaç duyarlar. Sıcakta ise üzerlerini değiştirme şansları olmadığından, bizden daha önce sıcaktan etkilenirler. Bu durumda verim azalır. Önce süt, sonra ise buzağı vermekten geri kalırlar.
2-İnsanlar düzenli hayatı ,zorluk olarak algılarlar çoğu zaman ve baştan savma işler yaparlar. 2- İnekler bizden farklı olarak düzenli, rutin hayatı severler. Sık değişiklik yapılmasından hoşlanmazlar ve her değişiklik onlar için stres faktörüdür.  Hava, yer, yem, sağımcı, bakıcı değişikliklerinden olumsuz yönde etkilenirler.
3-İnsanlar her gün aynı yemeği akşam bile önlerine gelse sevmezler, istemezler.değişiklik farklılık beklerler. 3- İnsanlardan farklı olarak her gün aynı yem formülündeki yemleri tercih ederler Çünkü insanlardan çok farklı, hatta birçok hayvandan çok farklı bir sindirim sistemine sahiptirler.  Dolayısıyla işkembeleri yem formülü değişikliklerinde, hele ani değişikliklerde derhal isyan eder.  İnek iştahsızlaşır ve strese girer. “İnekler rutini sever” demiştik.
4-İnsanlar ne derdi varsa bunu söyleyebilecekleri bir konuşma yeteneğine sahiptirler. Diliyle konuşarak anlatamazsa eliyle hal ve hareketlerine bunu yansıtarak anlatır durumu karşısındakine anlatır.Oysa hayvanlar bizler gibi konuşamazlar dertlerini anlatamazlar. Hayvanları hor görmemeliyiz,dövmemeliyiz.Allahın onlara can verdiğini düşünerek bilerek yada bilmeyerek eziyet etmemeliyiz. Onların yerinde bizde olabilirdik.Allah bizi hayvan olarak da yaratabilirdi düşünmeliyiz. 4-Aynı saatlerde ve aynı kişiler tarafından sağılmak isterler. İnek yemlik önünde durup yem yemiyorsa, ayakta durup yatmıyorsa iyice incelemek gerekir.  Mutlaka bizim anlamadığımız bir derdi vardır.  Yemi beğenmiyor olabilir, yatma yerini beğenmiyor olabilir. Her yatıp kalktığında canı acıyorsa, sert bir yerse, kalkarken veya yatarken demirler başına vuruyorsa, yemlikteki makas sistemi darsa, alçaksa inek bunu belli eder, dikkatle bakmazsak bunu anlayamayız.
5- İnsanlar çok rutin ( sürekli aynı şeylerin yapılması sıkıntı veren  ) bir hayattan hoşlanmazlar. Ara sıra değişiklikten zevk alırlar. 5- İnekler tam tersi bir davranış sergilerler.  Düzenleri bozulduğunda, günlük yaşam stillerinin dışına çıkıldığında  strese girerler.  Stres “daha az verim, daha çok hastalık” demektir. Daha az verim, daha az süt, daha az buzağı ve sonuçta zarar eden bir işletme anlamına gelir.

İNSANLAR VE İNEKLERİN FARKLI YÖNLERİ ile ilgili görsel sonucu

Ziraialet
Ziraialet hakkında 242 makale
Yasin DEMİRBOĞA Ziraat Mühendisi

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*